1 Kasım 2012 Perşembe

Mazoşist ruhlar.

Okumayın yazılarımı.
Charles'e

Zehirlenmiş gibi hissediyorum kendimi bu akşam... Üstüme işenmiş gibi; iliklerime kadar yorgunum.
Kitle, benim için zor olan insanlık, o kitle sonunda kazanıyor galiba.

Sorun herşeyin onlar için yinelenen bir gösteri olmasında sanırım.
Tazelik yok içlerinde. Mucizenin kırıntısı yok. Kendilerini öğütüp duruyorlar, üstelik üstüme;

Farklı bir insan görsem devam etmek için güç bulacağım kendimde; ama öyle bayat öyle kasvetliler ki heyecan yok.

Gözler, kulaklar, bacaklar, sesler var ama hiç içten içe pıhtılaşıyor, kendilerini yaşadıklarına inandırıyorlar.

Bazen alınganlaşırım, nerede olduğumu bilemem; birkaç adım tökezler, yitik hissederim kendimi.
Tanıdığım herkes benden daha uzun, daha zeki, daha müşfikmiş gibi gelir bana, ve daha az çirkin elbette. Ama asla uzun sürmez bu ruh hali.
Etrafıma sıkı bir bakış atarım, çepeçevre sert bir bakış ve aklım başıma gelir.

Ama bir süre için sadece.

İnanmayacaksınız ama hayatlarını ihtilafsız ve endişesiz geçiren insanlar var. 
İyi giyinirler , iyi yerler , iyi uyurlar. 
Aile hayatı yaşamaktan memnundurlar.
Arada sırada üzücü şeyler gelir başlarına ama fazla etkilenmezler , 
çok iyi hissederler kendilerini genellikle..

ve öldüklerinde kolay ölürler. genellikle uykuda..

inanmayacaksınız ama var böyle insanlar.



İnsan kafayı yememek için; kapılarını dış dünyaya kapatmak, olan bitene fazla kafayı takmamak zorunda.


Aksi.